Fed’de faiz artışı baskısı büyüyor

Img

ABD Merkez Bankası içinde faizlerin yeniden artırılmasını savunan yetkililerin sayısı çoğalıyor. Enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşmaması, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ekonomik faaliyetin dirençli kalması, temmuz toplantısı öncesinde politika tartışmasını sertleştirdi.

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ve Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, son açıklamalarında yüksek enflasyonun devam etmesi hâlinde daha sıkı para politikasının gerekebileceğine işaret etti.

Piyasalar temmuz toplantısında faiz artışını ana senaryo olarak görmüyor. Ancak yetkililerden gelen mesajlar, yılın geri kalanında faizlerin daha uzun süre yüksek kalması ihtimalini güçlendiriyor.

Üç yetkiliden şahin mesaj

Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, mevcut ekonomik görünüm ve riskler karşısında faizlerin “ölçülü biçimde daha yüksek” olmasının daha dengeli bir politika sağlayacağını söyledi.

Logan, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığını ve talep koşullarının fiyat baskılarını canlı tuttuğunu belirtti. Daha yüksek faizlerin özellikle enflasyon beklentilerinin bozulmasını önlemek açısından gerekli olabileceğini ifade etti.

Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson da fiyat artışlarının kısa sürede yavaşlamaması durumunda faiz artışının gündeme gelebileceğini bildirdi. Jefferson, haziran toplantısında yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında bırakılan politika faizinin ekonomik verilere göre yeniden değerlendirileceğini söyledi.

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ise haziran ayına ilişkin çekirdek kişisel tüketim harcamaları enflasyonunun yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmiş olabileceğini tahmin etti. Hammack, enflasyon riskinin işgücü piyasasındaki zayıflama ihtimalinden daha ağır bastığını savundu.

Petrol Fed’in hesabını zorlaştırdı

Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını yeniden yükseltmesi, Fed’in enflasyonla mücadele sürecini zorlaştıran başlıca unsurlardan biri hâline geldi.

Enerji maliyetlerindeki artışın akaryakıt, taşımacılık, üretim ve lojistik giderleri üzerinden tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor. Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması, haziranda görülen sınırlı enflasyon yavaşlamasının kalıcı olup olmadığına ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

ABD’de yıllık tüketici enflasyonu haziranda yüzde 3,5’e geriledi. Ancak oran Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmayı sürdürdü. Yetkililer, enerji fiyatlarının yanında hizmet enflasyonu ve güçlü tüketici talebini de yakından izliyor.

Yapay zekâ yatırımlarının hızlandırdığı veri merkezi, elektrik altyapısı ve yüksek teknoloji harcamaları da talebi destekliyor. Büyük ölçekli yatırımlar büyümeye katkı sağlarken enerji ve ekipman maliyetleri üzerinden yeni fiyat baskıları yaratabiliyor.

Temmuzda sabit faiz bekleniyor

Faiz vadeli işlemleri, Fed’in 28-29 Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında sabit bırakacağına işaret ediyor.

Piyasa fiyatlamasında temmuzda artış olasılığı sınırlı kalırken eylül toplantısına kadar faiz artışı ihtimali yüzde 65 seviyesine yükseldi. Petrol fiyatları, enflasyon beklentileri ve güçlü ekonomik veriler bu olasılığın yeniden artmasına yol açabilir.

Fed’in haziran toplantısında yayımladığı faiz tahminleri, yetkililerin indirimden çok artış ihtimalini tartışmaya başladığını göstermişti. Son konuşmalar, Federal Açık Piyasa Komitesi içindeki şahin eğilimin temmuz toplantısı öncesinde daha görünür hâle geldiğini ortaya koydu.

Tahvil piyasasında kısa vadeli faizler de Fed’in sıkı para politikasını sürdüreceği beklentisine duyarlı kalıyor. Faiz artışı ihtimalinin güçlenmesi dolar talebini desteklerken altın ve faiz getirisi bulunmayan diğer varlıklar üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Fed içinde görüş ayrılığı sürüyor

Şahin mesajlara karşın bütün Fed yetkilileri yakın dönemde faiz artışını gerekli görmüyor. New York Fed Başkanı John Williams, ücret artışlarındaki yavaşlamanın ve talepteki dengelenmenin enflasyonu zamanla aşağı çekebileceğini düşünüyor.

Fed Başkanı Kevin Warsh ise temmuz kararı konusunda doğrudan yönlendirme yapmadı. Warsh’ın ileriye dönük kesin mesajlardan kaçınması, piyasanın her yeni enflasyon ve istihdam verisine daha güçlü tepki vermesine neden oluyor.

Politika yapıcıların toplantı öncesindeki kamuya açık konuşmalarını sınırlayan sessizlik dönemi 18 Temmuz’da başladı. Fed içindeki son açıklamalar böylece 28-29 Temmuz toplantısı öncesindeki son güçlü politika mesajları oldu.

Komite içindeki görüş ayrılığının faiz kararına kaç karşı oyla yansıyacağı da izlenecek. Fed son dönemde kararlarını oy birliğiyle alırken enflasyon riskindeki artış, temmuz toplantısında daha parçalı bir görünüm yaratabilir.

Kritik saat 29 Temmuz

Fed’in faiz kararı 29 Temmuz Çarşamba günü saat 21.00’de Türkiye saatiyle açıklanacak. Kevin Warsh’ın basın toplantısı saat 21.30’da başlayacak.

Piyasalar karar metninde enflasyon riskine ilişkin ifadelerin güçlendirilip güçlendirilmediğine, ekonomik faaliyetin nasıl tanımlandığına ve olası faiz artışına kapı açılıp açılmadığına odaklanacak.

Temmuzda faiz sabit bırakılsa bile petrol fiyatları ve çekirdek enflasyondaki seyir eylül toplantısının yönünü belirleyecek. Resmî haziran kişisel tüketim harcamaları verisi ile gelecek istihdam rakamları, yüzde 65’e ulaşan faiz artışı olasılığının kalıcı olup olmadığını gösterecek.

yok

Author: Can Koç