Ertuğrul Özkök, Christopher Nolan’ın The Odyssey filminden yola çıkarak İthaka Kralı Odysseus’u ve tarihin ilk erkeklik sorusunu yazdı 

Img

Ertuğrul ÖZKÖK

YILIN EN ÇOK KONUŞULACAK FİLMİ BUGÜN GÖSTERİME GİRİYOR: FİLM ÖNCESİ TARİHİN İLK ERKEKLİK SORUSU

Bu yılın en çok konuşulacak filmi bugün bütün dünyada gösterime giriyor.
“The Odyssey…”
Bu yazıyı o büyük hikâyenin bittiği İthaka Adası’ndan yazıyorum…
Bir haftadan beri “Homeros Rotası” olarak bilinen yolu yaptım.
Ve işte bu ada, tarihte bir erkeğin kendine soracağı en kritik sorunun son durağı…

SANA ÖLÜMSÜZLÜK VE GENÇ BİR BEDEN VADEDEN KADIN İÇİN NE YAPARSIN?

O soru şuydu:
“Sana ölümsüzlük, sonsuz hayat, genç ve güzel bir beden ve müreffeh hayat vaadeden bir kadınla mı kalırsın?
Yoksa 20 yıl önce savaşa gitmek için bıraktığın, yaşlanmış biri olarak bulacağın kadına dönmeyi mi?”
Bundan 2 bin 500 yıl önce bir erkek, işte bu sorunun cevabını verdi ve tarihin ilk büyük erkek tercihini yaptı.
Ona karşılık kadın da ona şu soruyu sordu:
“Sen gerçekten beni bırakıp savaşa giden o erkek misin?”
Erkek; “Evet o benim” dedi.
Bunun üzerine kadın ona “İspat et” diyerek öyle bir şey yaptı ki…
Onu da anlatacağım…
Bu yazı işte o erkeğin ve iki kadının hikâyesi…

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE SIK SIK DUYACAĞIMIZ İKİ KELİME

Önümüzdeki günlerde en çok duyacağımız iki kelime şu olacak:
“Troya” ve “Odysseus…”
Christopher Nolan’ın yeni filmi “The Odyssey” bugün Türkiye’de de gösterime giriyor.
Bu tarihin ilk ve hâlâ en büyük epik hikâyesinin ikinci bölümü.
Birinci bölümü tamamen bizim topraklarımızda geçen “Troya Savaşı”nın hikâyesiydi.
İkincisi ise o savaşın en büyük kahramanlarından biri olan Odysseus’un Troya’dan ayrılıp evi Ithaka’ya dönüşüydü.

‘TAHTA AT’IN MUCİDİ EVİNE DÖNÜYOR

Odysseus büyük bir ihtimalle Troya Savaşı’nın bütün dünyanın aklında en çok kalan sembolü “Tahta At” fikrini ortaya atan komutandı…
Savaş 10 yıl sürmüştü.
Eve dönüş de bir 10 yıl aldı.
Böylece insanlık tarihinin en eski destanlarından birini, Nolan’ın yorumuyla izleyeceğiz.
Ben de geçen perşembeden bugüne işte o yolu yaptım ve yazıyı hikayenin son bulduğu adadan yazıyorum.

İKİ HAFTADA GİDİLECEK YOL NEDEN 10 YIL SÜRDÜ

Odysseus, dünyanın ilk fantastik macera romanıdır…
Bugün Çanakkale Köprüsü’nün Anadolu ayağında kalan Troya bölgesinden, Yunanistan’ın kuzeyindeki Ithaka Adası’na yolculuktur.
Aslında normal şartlarda ve o günün gemi teknolojisi ile 2 haftada gidilebilecek bu yolculuk 10 yıl sürer.
Çünkü tabiat ve kader Odysseus’u maceradan maceraya, tehlikeden tehlikeye sürükler.
Bu yolculuk boyunca neler göreceğiz, nelerle karşılayacağız…
Lotus Yiyenler kavmi. Hafızayı ve eve dönüş arzusunu unutturan bitki.
Odysseus’un tek gözlü devi zekâsıyla alt etmesi.

GÜZEL HELEN SARIŞIN MI YOKSA SİYAH BİR KADIN MIYDI?

Devlerin saldırısıyla filonun büyük kısmının yok olması.
Adamlarının domuza çevrilmesi. Ölüler Diyarı’nda (Hades) Kâhin Teiresias’tan geleceği öğrenmesi.
Sirenlerin baştan çıkarıcı şarkıları.
Filmin en tartışılan yanı ise şu:
Troyalı “Güzel Helen” bu filmde siyah bir kadın.
Hayatı boyunca sarışın bir Helen figürüne alışmış insanlar için şaşırtıcı bir tercih.

SU PERİSİ KALYPSO ONA AŞIK OLUYOR VE EBEDİ GENÇLİK VADEDİYOR

Tarihin ilk erkeklik sorusu işte bu yolculuğun sonuna doğru soruldu.
Bütün Odysseus hikayesinin en dramatik bölümüdür bu.
Odysseus, gemisi fırtınada battıktan sonra Ogygia Adası’na sürüklenir.
Tamamen hayali bir adadır burası. Bazılarına göre Malta yakınındaki Gozo Adası. Bazılarına göre ise Fas yakınında bir yer.
Adada yaşayan güzel ve ölümsüz su perisi Kalypso, Odysseus’u kurtarır ve ona âşık olur.

BENİMLE KAL SANA EBEDİ BİR BEDEN VE GENÇLİK VEREYİM

Kalypso, Odysseus’un adada kalmasını ister. Hatta ona ölümsüzlük ve ebedî gençlik vaat eder.
Ancak Odysseus’un aklı eşi Penelope, oğlu Telemakhos ve vatanı İthaka’dadır.
Destana göre Odysseus yaklaşık yedi yıl Kalypso’nun adasında kalır.
Bu sürenin büyük bölümünde eve dönemediği için üzgündür; sık sık deniz kıyısına oturup İthaka’yı özleyerek ağlar.

ZEUS KALYPSO’YA “BIRAK ADAM EVİNE DÖNSÜN” DİYOR

Sonunda tanrıça Athena, Odysseus’a yardım edilmesi için tanrıların kralı Zeus’u ikna eder.
Zeus, haberci tanrı Hermes’i Kalypso’ya gönderir ve Odysseus’u serbest bırakmasını emreder.
Kalypso buna üzülse de tanrıların buyruğuna uyar. Odysseus’un bir sal yapmasına yardım eder, ona yiyecek, su ve giysiler verir.
Odysseus denize açılır ve yolculuğuna devam ederek sonunda İthaka’ya ulaşır.

BİR YANDA ANNE HATHAWAY ÖTE YANDA CHARLIZE THERON

Tarihin ilk büyük erkeklik tercihidir bu…
Kendisine ebedi bir gençlik, genç bir beden vaadeden bir tanrı kadını reddederek, ölümlü ve yaşlı bir eşe dönüş…
Bir karşılaştırma yapmanız için yazayım:
Calypso rolünü Charlize Theron, Penelope rolünü Anne Hathaway oynuyor.
Biri siyah öteki sarı saçlı.

ADADA ONU TANIYAN TEK CANLI KÖPEĞİ ARGOS

Hikaye, bu yolculuğun sonunda ulaştığa İthaka adasında son bulacaktır.
Odysseus vatanına döner ama Enis Batur’un şiirindeki gibi “Döndüm ki döndüğüm yer değildir…”
Aradan 20 yıl geçmiştir.
Karısı Penelope’yle evlenmek isteyen çok sayıda erkek vardır.
Kimse onu tanıyamaz. İthaka Kralı Odysseus’u tanıyan tek canlı yaşlı köpeği Argos’tur…
O güne kadar bütün taliplilerini rededen Penelope de karşıdan gelen pejmürde ve yaşlı adamı tanımaz.

SEN GERÇEKTEN BENİM ERKEĞİM MİSİN, ÖYLEYSE İSPAT ET

Bunun üzerine tarihin ilk kritik kadınlık sorusu sorulur:
“Sen gerçekten benim erkeğim misin?”
“Evet” der İthaka’nın eski kralı.
Penelope’nin şüphesi gitmez.
Kocası diye tanıtıp evlenmek isteyen birisi zanneder.
Emin olmak için onu birlikte yattıkları yatakla sınamaya karar verir.
Odysseia’nın en ünlü ve en duygusal sahnelerinden biridir.

GERÇEĞİ BİR ZEYTİN AĞACI SORUSU ORTAYA ÇIKARDI

Penelope hizmetçisine şöyle seslenir: “Odysseus’un yatağını odadan dışarı çıkarın ve misafire hazırlayın.”
Bunu özellikle söyler; çünkü gerçek Odysseus’un vereceği tepkiyi merak etmektedir.
Odysseus bunu duyunca öfkelenir ve şöyle karşılık verir: “Bu mümkün olamaz! O yatağı kimse yerinden oynatamaz. Çünkü onu ben yaptım. Odamızın içinde yaşayan bir zeytin ağacı vardı. Ağacı kesmedim; gövdesini yatağın direği yaptım ve odanın duvarlarını onun etrafına inşa ettim.”

TOPRAĞA KÖK SALMIŞ BİR ZEYTİN AĞACI TAŞINAMAZ

Yani evlilik yataklarının bir ayağı, toprağa kök salmış canlı bir zeytin ağacıdır.
Bu yüzden yatağı sökmeden veya ağacı kesmeden taşımak imkânsızdır. Penelope bu ayrıntıyı yalnızca kendisinin ve Odysseus’un bildiğini bilir. Odysseus’un bu sırrı söylemesi üzerine artık onun gerçekten kocası olduğuna kesin olarak inanır, yanına koşar ve ona sarılır.

ZEYTİN AĞACI ORTAK HATIRALARIN SEMBOLÜ

Bu sahne, Homeros’un eserinde yalnızca bir kimlik doğrulaması değil; aynı zamanda evlilik bağının, sadakatin ve ortak hatıraların simgesi olarak yorumlanır. Kökleri toprağa bağlı zeytin ağacından yapılmış yatak, Penelope ile Odysseus’un sarsılmaz evliliğini temsil eder ve Odysseia’nın en güçlü sembollerinden biri kabul edilir.

GEÇEN PERŞEMBE HİKAYENİN BAŞLADIĞI YERDEN YOLA ÇIKTIK

2 bin 500 yıllık bu hikaye bizim topraklarımızda başlıyor.
Yani Troya’dan…
Biz de geçen perşembe günü işte buradan yola çıktık ve “Homeros rotası” denilen yolu izledik.
Ama 10 yıllık yolculukta kader ve tabiat onu Tunus’un Cerbe adasına kadar sürüklemişti biz daha kestirme bir yoldan gittik.
Önce Pelapones Yarımadasına geldik. Yani Osmanlı tarihinde “Mora Yarımadası” diye bildiğimiz topraklardan.
İlk durağımız Kalamata idi.
Hani şu zeytininden tanıdığımız yer.

ÇUHA ADASI’NDA TEPEGÖZ KİKLOP’U KÖR EDİYOR

Burada Yunanlıların Kythira, Osmanlıların Çuha Adası dediği yerde Nestor Mağarasını gördük.
Burası Odysseus’un tek gözlü dev Kiklop Polyphemos’u kör edip kaçtığı ada.
Nolan filmin bu bölümünü bu mağarada çekmiş.

ODYSSEUS’UN PENELOPE’YE KAVUŞTUĞU İTHAKA’DAYIZ

Oradan İthaka’ya, yani kavuşma sahnesinin yaşandığı adaya geldik.
Yeşil bir ada burası.
Kıta Yunanistan’ı ile Kefalonya arasında sıkışmış bir yer.
Odysseus adaya hangi tarafından gelmiş ve nerede adaya çıkmış bilinmiyor.
Zaten adada böyle bir hikayenin yaşandığına dair en küçük iz yok.
Sadece 2 bin 500 yıllık bir hikaye ve efsane var.
Biz adaya Vathi kasabasının iskelesinden girdik.
Daha 50 metre gitmeden karşıdaki duvarda kabartma bir heykel bizi karşılıyor.
Kabartmanın altında şu yazıyor:
“Odysseus: İthaka Kralı…”

ADADA HOMEROS VE ODYSSEUS İLE İLGİLİ NELER BULABİLİRSİNİZ?

Buna karşılık bütün dükkanlarda Homeros ve Odysseus’a ait hediyelik eşya dolu.
Penelope figürlü kartpostallar, Odysseus ile köpeği Argos’un buluşmasını temsil eden baskılar, kitaplar, seramik ve tabaklar hemen her dükkanda sizi bekliyor.

NOLAN FİLMİN TROYA BÖLÜMÜNÜ BİLE NİYE FAS’TA ÇEKTİ?

Bu dükkanların arasında dolaşırken aklım yine bizim “Troya’daydı…”
2 bin 500 yıllık bu epik hikayenin en büyük bölümü bizim topraklarımızda geçiyor.
Oysa Nolan filmin Troya bölümünü bile Fas’ta çekti…
Yıllardır yazıyorum ve ömrümün sonuna kadar da yazacağım, savunacağım.
Çanakkale Köprüsünün adı “Troya” olmalıydı.
Veya en azından “Çanakkale-Troya…”

ŞU SIRALARDA ROMA KOLEZYUM’DA MUHTEŞEM BİR TROYA SERGİSİ VAR

Bu film uzun yıllar konuşulacak.
Mesela acaba kaçımız, şu sırada Roma’nın Kolezyum denilen en sembolik mekanında bizim Troya Müzesinden gönderilen çok kıymetli eserlerin sergilendiğinin farkında.
Bu filmin çıktığı günlerde, İtalya’da bile böyle bir olay var.

YILLARCA MÜCADELE SONUNDA YAPABİLDİĞİM TEK ŞEY

Yıllardır yazıyorum ama başarabilidğim tek şey, Troya Müzesine giden yola biraz daha büyük bir yol işareti koydurabilmek oldu.
Belki ömrüm yeterse, günün birinde oraya şöyle bir tabela da koydurabilirim:
“En büyük hikaye burada başladı…”

KEFALONYA’DA DA BENİ BEKLEYEN BİR BAŞKA PENELOPE VAR

Son gece Kefalonya adasına geçtik.
Bu adada da beni bekleyen bir başka Penelope hikayesi var.
“Corelli’nin Mandolini” filmi bu adada çekilmişti.
O filmden Penelope Cruz’un güzelliğini ve insanı mahveden o kırık İngilizcesini hâlâ unutamıyorum.
Demek ki bu topraklara gelen her erkeği bekleyen bir Penelope varmış.

ODYSSEUS YOLCULUK BOYUNCA GLUTENSİZ EKMEK Mİ YİYORDU?

Dönüş yolunda, bugün gösterime giren filmin iki oyuncusu Matt Damon ile Tom Holland’ın bir mutfak sohbetini okudum.
New York Times’ta yayınlanan mülakkatta pizza sohbeti yapıyorlar.
Oradan öğreniyoruz ki filmde Odysseus rolünü oynayan Matt Damon “Glutenli pizza” yiyemezmiş.
Birden gözümde İthaka Adasında glutensiz ekmek bulmaya çalışan bir Odysseus geldi…
İşte bu olmadı dedim…
“Kahramana uymaz…”

UNUTTUĞUM BİR DE KÜÇÜK AYRINTI VAR

Haa!.. Bu arada yazıyı bitirmeden unuttuğum son bir ayrıntıyı vereyim.
Odysseus, yokluğu sırasında 20 yıl boyunca karısına göz diken, “Kocan öldü” diye aldatıp onunla evlenmek istiyen ne kadar erkek varsa, ilk işi onları öldürmek olmuş…
Eee! Ne de olsa Anadolu’ya bulaşmış bir erkekti o…
“Namus cinayetini” herhalde orada öğrenmiştir.
Buna bir de Troya’da tahta atla kandırdığı insanları insafsızca kılıçtan geçirme tecrübesini eklerseniz…
Standart yani…

FİLMDEN ÖNCE VEYA SONRA OKUYABİLECEĞİNİZ EN İYİ ÇEVİRİLER

ChatGBT şöyle bir tasviye sıralaması yapmış:

(*) İlk kez okuyacaksanız, direk klasik Yunanca’dan çeviren Azra Erhad, A. Kadir çevirisi. (Ben onlardan okudum)
(*) Homeros’un şiirsel dilini daha çok hissetmek isterseniz Talat Sait Halman çevirisi.
(*) Akademik veya karşılaştırmalı okumak isterseniz Hasan Ali Ediz çevirisi.

FİLMDEN ÖNCE ŞU ÇOCUK UYARLAMASINI BÜYÜKLERE DE TAVSİYE EDERİM

Bu büyük destanın Türkçe’de bir de çok başarılı bir çocuk versiyonu var.
Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan sınıf arkadaşım Bilgin Adalı’nın yaptığı “Odysseia Destanı: İthake Kralı Odysseus’un Serüvenleri” adlı kitap.
Destanın tam metin çevirisi değil.
Bir tür çocuklar için uyarlaması diyebilirsiniz.
Dili çok basit çok akıcı ve kolay anlaşılır.
Çok keyifle okudum.
Bence filmi izleyecek büyükler için de çok iyi bir hazırlık kitabı olabilir.
Yapı Kredi Yayınlarından çıktı.

patronlardunyasi.com

yok

Author: Can Koç